Hasta özel pozisyonda yatar, X ışını geçişiyle kemik yoğunluğu ölçülür. Genellikle menopoz sonrası kadınlarda 1–2 yılda bir önerilir; risk durumuna bağlı olarak değişebilir.
Modern mamografi cihazlarının kullandığı radyasyon miktarı çok düşüktür; normal yaşamda maruz kaldığımız radyasyondan da genellikle daha azdır. Meme kanseri riskini artırdığına dair kanıt yoktur.
Emzirme döneminde meme dokusu yoğundur, görüntü kalitesi etkilenebilir. Gerekirse ekstra tekniklerle çekim yapılabilir. Hamilelikte genelde röntgen içeren tetkikler sınırlandırılır; alternatif görüntüleme yöntemleri değerlendirilebilir.
Her kitle kanser demek değildir. İlk adım olarak mamografi + ultrason değerlendirmesi yapılır; gerekirse biyopsi önerilir. Kitleyi hissettiğinizde paniğe kapılmadan uzmana başvurun.
Adet dönemi sonrası (özellikle ilk haftası) genelde meme hassasiyetinin daha düşük olduğu dönemlerdir. Ayrıca hormon tedavisi, menopoza giriş veya göğüs hormonları kullanımı varsa hekiminizle görüşün.
3D tomosentez çok katlı görüntüler sunar, meme dokusunun örtüşmesini azaltır, küçük kitleleri daha iyi ayırt eder. Ancak ışın dozu bir miktar fark yaratabilir; teknik farklılığı hastaya açıklamak önemli.
CESM, verilen kontrast madde ile meme dokusunun daha detaylı görünmesini sağlar. Özellikle klasik mamografide belirsizlik varsa, meme kanseri şüphesi varsa tamamlayıcı olarak tercih edilebilir.
Açlık gerekmez; aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız hekiminize bildirin. İşlem lokal anestezi ile yapılır, hafif rahatsızlık olabilir, genelde ağrı minimaldir.
Her tetkikin avantajı vardır. Yoğun meme dokusunda ultrason tamamlayıcı olabilir, bazı durumlarda MR gerekebilir. Doktorunuz duruma göre yönlendirir.
Evet, eski filmler önemli. Görüntü değişikliklerini analiz etmek, benzer lezyonları kıyaslamak açısından çok fayda sağlar.
Genellikle birkaç gün içinde sonuç verilir. Kitle, yoğunluk artışı, kalsifikasyonlar gibi bulgular değerlendirilir. Gerekirse ilave tetkik istenebilir.
Temiz bir tetkikten sonra genelde 1 yıl sonra kontrol önerilir; ancak risk faktörlerine bağlı olarak daha erken kontrol istenebilir.
Ergenlik döneminde meme şişliği veya belirgin şikayet olursa ultrason tercih edilir. Röntgen/ mamografi genelde ileri yaşta değerlendirilir.
Üst beden ağırlık taşıyan takılar çıkarılmalı, metal objeler bulundurulmamalı. Açlık gerekmez. Yakın zamanda kontrast madde verilmiş BT/MR varsa zamanlama gözden geçirilmeli.
Vitamin D, kalsiyum desteği, düzenli fiziksel aktivite, düşme önlemleri gibi yaşam tarzı değişiklikleri; ilerlemiş durumlarda hekim önerisi ile tedavi planı.
Evet, genellikle dijital görüntüler CD/online PACS sistemi ile taşınabilir. Görüntülerin tamamını ve raporu ile birlikte başka merkezlere götürebilirsiniz.
Tarama amaçlı yapılan normalde herhangi şikayet yoksa yılda tekrarlanır; tanı amaçlı mamografi bir şikayet, bulgu ya da şüphe varsa yapılır, pozlama veya teknik farklılıklar olabilir.
Üst bedeninizi çıkarabileceğiniz kıyafet tercih edin. Deodorant, pudra, kolonyalı ürünlerden kaçının, çünkü bunlar görüntüye müdahale edebilir.
Bazı özel tetkikler sigorta kapsamında olmayabilir. Bu durumu randevu sırasında danışmanlık kısmında netleştirmek iyi olur.
Durumunuzu önceden belirtin; hekiminiz düşük doz protokoller ya da alternatif görüntüleme (ultrason, MR) değerlendirebilir.
40 yaş ve üstü her kadın senelik tarama mamografisi yaptırmalıdır (www.cancer.org).
Kişinin özgeçmişi, soy geçmişi, risk faktörleri bu yaşı daha aşağı çekebilir.
İlk tarama mamografisinin 35 – 40 yaş arasında yapılması da önerilmektedir.
Evet, meme kanserini tespit etmek için başka testler mevcuttur. Mamografi altın standart kabul edilir. Ama patolojik durumlarda ve yüksek riskli hastalarda mamografiye yardımcı yöntemlerden yararlanılabilir. Ultrasonografi (merkezimizde rutin yapılmaktadır), iğne biopsisi, meme MR gibi. Diğer başka yöntemler de günümüzde araştırma aşamasındadır.
İyi bir sebep olmadığı müddetçe, radyasyondan dolayı genç kadınlarda mamografi çekimi yapmamak daha iyidir. Ancak yeni gelişmeler sayesinde mamografi dozu çok düşüktür. Alınan radyasyon dozu yer ve gökten saçılma yoluyla maruz kaldığımız senelik radyasyon dozunun da altındadır.
40 yaş ve üstü kadınlarda senelik tarama mamografisinin sağlık durumları elverdiği yaşa kadar sürdürülmesi tavsiye edilir.
Tek önemli risk faktörü kadın olmaktır.
Bütün bunlara meme kanseri gelişme olasılığı, kadınlarda erkeklere göre 100 kat daha yüksektir. Bundan dolayı her kadın yüksek risk taşımaktadır. Dahası, yaşlandıkça risk artar.
Diğer risk faktörleri:
a) Anne, kızkardeş veya kızınızda meme kanseri hikayesi
b) Yoğun meme dokusu (ilk mammografiniz çekilene kadar memenizin ne kadar yoğun olduğunu bilmeniz mümkün değildir). Yoğun memelerde mammografi değerlendirmesi güçleşmektedir.
Daha az önemde risk faktörleri de şöyledir: hiç hamile kalmamış olmak, 30’dan sonra doğum yapmak, emzirmemek. Bütün bunlara rağmen meme kanseri olacağınızı önceden söyleyen bir yol yoktur. Herkesin başına gelebilir. Hatta erkeklerin bile.
Maalesef, hayır. %100 etkin bir yöntem henüz yok. Ele gelemeyecek kadar küçük veya yumuşak birçok meme kanseri mamografide görülür. Tarama mamografileri bunun için çok önemlidir. Ancak her kanser aynı şekilde davranmaz. Bazı tipler mammografide görülmese de ele gelebilir. Bunun için kendi-kendine meme muayenesi, doktorun meme muayenesi ve mamografiyi birlikte yapınız/yaptırınız.
Mamografi çektirirken, elinize kitle geliyorsa radyoloğa mutlaka bildiriniz. Bu bilgi radyoloğun seçeceği inceleme türünü değiştirebilir.
Yapılmış olan normal tarama mamografisinden bir müddet sonra elinize kitle gelmesi sizi doktora başvurmaktan alıkoymasın.
Mamografiler tüm kanserlere duyarlı değildir. Sekiz – dokuz kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Bu kadar yaygın bir hastalık olmasından dolayı elimizdeki tüm silahları kullanmalıyız.
Alışılagelmiş mamografiden farkı görüntülerin bilgisayarlı dijital teknoloji ile elde edilmesidir.
ACRIN DMIST çalışması yoğun meme dokusu olan kadınlarda dijital teknolojinin faydalarını göstermiştir.
Radyasyon dozu önemli ölçüde düşmektedir.
Görüntüler dijital ortamda oluştuğundan çekim süresi daha kısadır.
Radyologlar dijital teknoloji sayesinde görüntü parametrelerini optimize etme olanağına sahiptir. Bu sayede ilave film çekimi, dolayısıyla ilave radyasyondan kaçınılmış olunur.
Dijital görüntüler üzerinde çalışılabilmesi yoğun memelerde mamografinin duyarlılığını arttırmaktadır.
Getirdiği bir başka yenilik de bilgisayar ortamında arşivlemenin yapılmasıdır.
Mammografiye yardımcı olarak yapılır. Yoğun meme dokusu içinde saklanabilecek kitleleri ortaya çıkarır. Kitle varlığında iç yapısının sıvı mı katı mı olduğunu gösterir. Lüzumsuz iğne biopsilerini önler. Merkezimizde mammografi ile birlikte her hastaya yapılmaktadır.
Renkli Doppler - duplex ultrasonografi ve elastografi gibi konvansiyonel ultrasonu tamamlayan yardımcı yöntemler işlem duyarlılığı ve özgüllüğünü arttırır.
Özellikle küçük kireçlenme odakları ile ortaya çıkan kanserlerde ultrasonografi duyarlı değildir. Sadece ultrason ile kanser taramasını destekleyecek veriler henüz yayınlanmamıştır.
Buna kimse kesin bir açıklama getiremez. Bütün araştırmaların vardığı sonuç şudur: Tek bir sebep, tek bir olay yoktur. Meme kanserinde birçok faktörün rolü vardır. Tedaviden sonra eskisinden daha sağlıklı bir hayat sürdürmeye karar verebilirsiniz. Meme kanserini önleyeceği için değil ama daha kaliteli bir yaşam sürdürmek için bunu yapın.
Mammografi sizi meme kanserinden korumaz, yani meme kanserini önleyici bir işlem değildir. Ancak, çoğunlukla kanseri tedavinin %97 etkin olduğu erken evrede yakalar.
Mamografi en etkin testtir. Ancak hiçbir testin doğruluk oranı %100 değildir. Bazı kanserler mammografide görüntü vermez. Düzenli kendi-kendine muayene, klinisyen doktorun yaptığı fiziksel meme muayenesi ve ultrason ile kombine edilmiş mammografik inceleme yine de en iyi plandır.
Meme kanseri çok çeşitlidir. Erken tanı sağkalım şansını arttırsa da, tümör karakteristikleri de unutulmamalıdır. Sizin için en güzel haber artık meme kanserli hastaların – hangi evrede olursa olsun – yaşam şanslarının eskiye kıyasla çok arttığıdır.
Tüm meme kanserlerinin kabaca 1/10’unu oluşturan gerek klinik muayenede gerekse görüntülemede çok iyi saklanması ve kendini belli etmemesi nedeni ile cerrahların, radyologların, patologların korkulu rüyasıdır.
Kötü huylu hücrelerin kitle oluşturmadan büyümeleri nedeni ile bu kanser tipi yüksek yanlış negatiflik oranına neden olmaktadır. Son yıllarda görülme sıklığı artmıştır.
İnvaziv lobüler kanser gibi tanınması güç tümör tiplerinin erken tanısında kendi kendine muayene, klinik doktor muayenesi ,radyolojik incelemeler elele yürütülmektedir.
Hiçbiri birbirinin yerini tutmaz, birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Erkeklerde meme kanseri nadir de olsa görülür. Çünkü meme başı arkasında kalıntısal da olsa çok az bir miktar meme dokusu erkeklerde de vardır.