KURUMSAL

Haberler

Neoson Breast Fusion

Avrupa ve ABD’de sayılı merkezlerde kullanılmakta olan GE Health Care LOGIQ E9 model cihazında Meme Volum Navigasyon uygulaması, Türkiye’de de ilk defa İstanbul’da Neoson Görüntüleme Merkezi’nde kullanıma girdi. 

LOGIQ E9 cihazının Meme Volum Navigasyon uygulamasında, hastanın çekilmiş Meme MR görüntüleri cihaza yüklenebilmekte ve cihaz eş- gerçek zamanlı olarak ekrandaki MR kesiti ile ultrason görüntüsünü yanyana gösterebilmektedir. LOGIQ E9 cihazında bu uygulama B- Mode ultrason görüntülerinin yanısıra son zamanlarda güncelleşen Elastografi ile de yapabilmektedir.

        

Effectiveness of medium-dose ultraviolet A1 phototherapy in localized scleroderma.

Ozlem Su, Nahide Onsun, Hulya Kapran Onay, Yeliz Erdemoglu, Dilek Biyik Ozkaya, Filiz Cebeci, Adnan Somay

Department of Dermatology, Bezmialem Vakif University, Faculty of Medicine Neoson Imaging Center, Radiology Department of Pathology, Vakif Gureba Teaching and Research Hospital, Istanbul, Turkey.

Background  Recently, ultraviolet (UV) A1 phototherapy has been suggested as an effective treatment for localized scleroderma (LS); however, the optimal dose of UVA1 still has not been determined. Objective  We aimed to evaluate the therapeutic effectiveness of medium-dose (30 J/cm(2)) UVA1 phototherapy and to show that 13 MHz ultrasound is a valuable tool for assessing the results of UVA1 phototherapy in LS. Methods  Thirty-five patients with LS were treated with medium-dose (30 J/cm(2)) UVA1. In total, 30-45 treatments and 900-1350 J/cm(2) cumulative UVA1 doses were evaluated by clinical scoring in all patients. In 14 patients, skin thickness was also determined by 13 MHz ultrasound examination. Results  In all patients, medium-dose UVA1 therapy softened sclerotic plaques, and marked clinical improvement was observed in 29 of 35 (82. 85%) patients. Ultrasound measurements showed that skin thickness was significantly reduced. No side effects were observed during or after treatment. Conclusion  Medium-dose UVA1 phototherapy is a highly effective, safe, and well-tolerated therapeutic modality for treatment of all types of LS. A 13 MHz ultrasound probe may be used for evaluating UVA1 phototherapy results. 

Stokholm Karolinska Üniversitesi’nden Dr. Torkel B. Brismar ile Görüşme Yapıldı

Stokholm Karolinska Üniversitesi’nden Dr. Torkel B. Brismar ile 30 Haziran 2011 tarihinde yapılan görüşmede Tarama Mammografisi ile birlikte Kemik Yoğunluğu ölçümünün yapılmasının önemi vurgulandı. (RSNA 2010  Chicago)

Osteoporoz çok ağrılı ve tedavisi yüksek maliyetli hastalıkların başında gelmektedir. Öncelikle menopoz sonrası kadınları etkilemekte ve beklenmedik kemik kırıklarına da neden olmaktadır.
Karolinska Üniversitesinin önderliğindeki projede 10.000 kadına eşzamanlı tarama mammografisi ve kemik yoğunluğu ölçümü uygulamasına başlanmıştır. 

Soru: Bu çalışmayı uygulama nedeniniz nedir?
Cevap:
 Dünyadaki kadınların 1/3 ‘ünde osteoporoza sekonder kırık gelişmektedir. Birçok kadın için mammografi meme kanseri erken teşhisinde alışılagelmiş metoddur. Aynı seansta osteoporoza sekonder kırık riskinin belirlenmesi onlar için de pratik bir uygulamadır. İlk kırıklarını yaşamadan kemik yoğunluğundaki düşüşün hesaplanması ve erken tadavisi, hem kadınların maruz kalabileceği gereksiz morbidite ve ağrıyı,  hem de sadece kendileri için değil, tüm toplum için sözkonusu  olabilicek   yüksek  maddi yükü de önleyecektir.        

Soru: Çalışmanın ana hatları nelerdir? 
Cevap: Çalışma 3 yıllık bir süreye yayılmaktadır. Araştırmanın bir parçası olarak her yaş grubundan, %2 en düşük kemik yoğunluklu kadın ileri tetkik için çağrılacaktır.  Bu grubun içine giren genç kadınlarda osteoporoz gelişmemiş olsa da ileri yaşlarda osteoporoz riskinin  artması  söz konusudur.  Bu grup kadınlar tedaviye gerek kalmadan yaşam tarzlarını değiştirerek kemik gücünü arttırabilirler. 

Soru: Bu çalışmaya katılan kadınlardan nasıl tepkiler aldınız? 
Cevap: 
Tamamı ile olumlu. 

Soru: Bu tür taramanın sizce yararları nelerdir?  
Cevap:
 Dünyada, yılda yaklaşık 9 milyon kırık osteoporoz nedeni ile oluşmaktadır. Günümüzde osteroporoz tedavisi oldukça düşük maliyetlidir. Ancak ne yazık ki çoğunlukla kırık ile sonuçlanana kadar teşhis edilememektedir. Osteoporoz taraması mammografi ile birlikte yürütüldüğünde düşük maliyetli ve basit bir çözüm yolu oluşturmaktadır. Yaşam tarzında yapılacak değişiklik veya  medikal tedavi ile kemik kırıklarının sayısı büyük ölçüde azalacaktır. 

Invasive lobular carcinoma of the breast: mammographic and sonographic evaluation.

Zeynep Kirkali Albayrak, Hulya Kapran Onay, Gulden Yenice Karatag, Ozan Karatag

Radiology Section, Neoson Imaging Center, Istanbul, Turkey.

PURPOSE: To evaluate the efficacy of mammography and sonography together in the assessment of patients with pure invasive lobular carcinomas (ILCs) of the breast. MATERIALS AND METHODS: We retrospectively reviewed 38 cases of pure invasive lobular carcinomas of the breast. The tumors were evaluated both mammographically and sonographically. The mammographic images were reviewed by two experienced mammographers. All patients underwent surgical management. Histopathologic assessments were made by experienced breast pathologists. RESULTS: On physical examination, six tumors (15.7%) showed no clinical findings. The most common mammographic result was a spiculated mass or architectural distortion (42%). Eleven lesions (29%) were mammographically negative. Five cases (13%) showed pleomorphic or heterogeneous calcifications that were compatible with Breast Imaging Reporting and Data System (BI-RADS) 4 or 5. The most common sonographic result was a hypoechoic mass with or without shadowing (60.5%). Four tumors (10.5%) were sonographically invisible. Two cases (5%) were negative, and 25 cases (65.8%) were positive in both modalities. The overall sensitivity was 71.05% for mammography and 89.47% for sonography. The number of tumors detected by either of these two modalities was 36, and the overall sensitivity was 94.73%. CONCLUSION: Mammography and ultrasonography are useful imaging methods in the evaluation of invasive lobular carcinoma. Because of the low rate of suspicious calcifications and low density of lesions, the false-negative rate tends to be high for these tumors. With the use of sonography and mammography together, invasive lobular carcinomas can be detected with a sensitivity of 94.73%. We recommend additional sonographic evaluations for all patients, especially those with dense breast tissue with or without positive mammographic findings. 

5. Ulusal Ürojinekoloji Kongresi 19 -21 ekim tarihleri arasında Harbiye Askeri Müze Kültür Sitesi’nde gerçekleşti.

ÜROJİNEKOLOJİDE USG – 2D – 3D VE 4D. PELVİK TABAN BOZUKLUKLARINDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANIYA KATKISI  
DR. HÜLYA KAPRAN – NEOSON GÖRÜNTELEME MERKEZİ

Radyolojik görüntüleme yöntemlerinin pelvik taban hastalıklarının tanısındaki rolü giderek önem kazanmaktadır.
Ürojinekolojide manyetik rezonans yüksek maliyete, yaklaşım zorluğu, dinamik değerlendirmelerin sınırlı olarak yapılabilmesi nedeniyle  öncelikle tercih edilmeyen görüntüleme yöntemidir.  Bu limitasyonlar pelvik taban ultrasonografik değerlendirmelerinde görülmemektedir.  Transperineal yaklaşımla yüksek rezolüsyonlu probların kullanımı ile yapılan değerlendirmede, üretra – mesane – vajen – anarektum – levator kası arasında doku ayrımı ayrıntılı olarak görülebilmektedir.



Translabial veya transperinal ultrason rezidüel idrar miktarını, detrusor duvar kalınlığını, mesane boynu mobilitesini, uretra yapısını, anterior – santral – posterior kompartman prolapsuslarını ve levator anatomi / fonksiyonunu görüntüleyebilen inceleme yöntemidir. Uretral divertikül, rektal intusepsiyon, mesh lokalizasyonu ve puborektal kas avulsiyonu bu yöntemle görülebilir.  Pelvik organ prolapsusunun en önemli etyolojik faktörü olan postpartum levator travması özellikle 3D - 4D yaklaşımlarla ortaya konabilir.

Transperineal Sonografi  İncelemesi; supine veya erekt pozisyonda yapılır.  2D – 3D – 3D (TUI) – 4D (volume render) görüntüleme teknikleri pelvik taban anatomisinin ve pelvik taban hastalıklarının ortaya konmasında faydalar sağlamaktadır.  Konveks prob (4 MHz – 6 MHz) ile perineal bölgeye minimal bası uygulanarak muayene yapılmalıdır. İmajlar istirahat halinde manevrasız ve Valsalva menavrası sonrasında cine-loop fonksiyon kullanılarak taranır. Valsalva sonrası mesane boynunda descensus (>30mm patolojik), Retrovezikal açı (maksimum 160 derece), Hiatal alan (maksimum 25cc) ölçülür. 
TUI  (tomografik ultrasaund imaging) ile elde edilen kesitsel görüntüler anatomik yapıyı üç ayrı kesit planında (aksial – sagittal – koronal) inceleme kolaylığı sağlamaktadır. Muayene bittikten sonra da kaydedilen volüm imajları üzerinde postproses çalışmalar yapılabilmektedir. 
Pelvik Taban Ultrasonu posterior kompartman hastalıklarının değerlendirilmesinde de faydalıdır. Rektosel yanısıra enterosel, rektal veya sigmoid intusepsion bulguları da dinamik sonografik değerlendirmeler sırasında görülebilir. 
Postop Mesh – implant lokalizasyonunu belirlemede 3D - 4D transperineal sonografik görüntüleme dinamik değerlendirme kolaylığı ile de fayda sağlar. 



Puborektalis kas travması (avulsion injury) pelvik taban kaslarının fonksiyonunu etkiler. Bu travması olan kadınların bir kısmında hiatal biometride değişiklik gelişebilir. Bu defektler palpable olmakla birlikte transperineal sonografik görüntüleme yöntemi ile objektif olarak defektin ortaya konulması, kesit planları üzerinde ölçüm yapabilme kolaylığını sağlar.



13 th. Middle East Medical imagining and Diagnostic Conference 28-30 january 2013

28-30 ocak 2013 tarihleri arasında Dubai de gereçekleşen 13. Uluslararası Ortadoğu Tıbbi Görüntüleme ve Diagnostic Kongresi' ne Konuşmacı olarak katılan Dr. Hülya Kapran kongrenin 3. gününde katılımcılara Pelvic floor Ultrason taban ultrasonu anotomisi , uygulamalar ve patolojik vaklar sundu.

"Tiroid hemiangenez, nodüler guatr ve papiller karsinom birlikteliği" Bilimsel Makalesi Yayınlandı ...

"Tiroid hemiangenez, nodüler guatr ve papiller karsinom birlikteliği" Bilimsel Makalesi Yayınlandı ...

detay için tıklayın